Gazeteci Caner Güngör’ün özel haberine göre, “şantaj” suçlamasıyla yargılanan ve başka bir dosyadan tutuklu bulunan Tanju Özcan’ın mahkemedeki savunmasının tam metnine ulaşıldı.
Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Özcan, SEGBİS üzerinden bağlanarak uzun ve dikkat çeken bir savunma yaptı.
“Hem müştekiyim hem sanığım, ilk kez böyle bir şey yaşıyorum”
Özcan savunmasına, daha önce verdiği ifadeleri tekrar ettiğini belirterek başladı:
“Bu dosyada hem müşteki olarak hem de sanık olarak yargılanıyorum. Dünya’da ilk kez yaşandığını düşündüğüm bir hukuki süreç yaşıyorum.”
Sürecin başında kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu vurgulayan Özcan, savcılığın ifadeleri geç alması nedeniyle karşı tarafın dosyaya hâkim olduğunu ve bunun “ortak savunma hazırlamalarına neden olduğunu” söyledi.
“Şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum”
Özcan, kendisine yöneltilen suçlamalara net şekilde karşı çıktı: “Tarafıma yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir suçu işlemedim.”
Şikayet olmasaydı bugün sanık olmayacağını belirten Özcan, ortada yazılı ya da sözlü bir şantaj şikayeti bulunmadığını söyledi.
“Beni bir cümleyle sanık yaptılar”
İddianamenin tek bir cümleye dayandığını ifade eden Özcan, “Benimle birlikte olmak zorundasın’ şeklindeki iddia edilen bir cümle üzerinden bu dava açılmıştır” dedi.
Bu ifadenin gerçek dışı olduğunu savunan Özcan, olayın tamamen çarpıtıldığını ileri sürdü.
“Öznur’un beyanı gerçeği yansıtmıyor”
Özcan, müşteki Öznur Çağalı’nın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savundu.
Çağalı’nın bu ifadeleri, kendisini kurtarmak amacıyla verdiğini öne sürerek, dosyada geçen olayların aslında başka bir kişiyle yaşanan süreçten kaynaklandığını anlattı.
“Mesajlar çarpıtıldı, suç unsuru yok”
Dosyaya giren mesaj kayıtlarına da değinen Özcan, mesajların bağlamından koparıldığını ve şantaj suçunu oluşturacak hiçbir unsur içermediğini söyledi.
“Bu mesaj kayıtlarında şantaj suçuna ilişkin herhangi bir delil yoktur” ifadelerini kullandı.
“Amaç ceza değil, itibarsızlaştırma”
Özcan, sürecin hukuki değil siyasi olduğunu öne sürerek şunları söyledi:
“Burada amaç TCK anlamında cezalandırılmam değil, mesaj içerikleriyle itibarsızlaştırılmamdır.”
Mesajların medyaya servis edilmesiyle kamuoyunda algı oluşturulduğunu savundu.
“Eşime karşı özür borcum var”
Savunmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise özel hayatına ilişkin sözleri oldu.
Özcan açık şekilde şunu söyledi: “Mesajlaşmalar nedeniyle eşime karşı bir özür borcum vardır.”
Ancak bunun suç olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bu durum benim özel hayatımla ilgilidir. Şantaj suçu ile ilgisi yoktur.”
“Akın Gürlek’i aradım”
Özcan savunmasında dikkat çeken bir detayı daha açıkladı.
Sürecin başında Adalet Bakanı’nı aradığını belirten Özcan, “Bu süreçte bir hata daha yaptım. Sanıklar hakkındaki şikayetimden sonra bazı arkadaşlarımın telkinleri ile adalet bakanı Akın Gürlek’i aradım. Süreci sayın bakana kısaca özetledim. Kendi sürecim hakkında torpil talep etmedim. Sadece kendisinden bakan olması sebebi ile siz de artık siyasetçi oldunuz Türkiye de bir çok siyasetçi benim muhatap olduğum şantaj suçuna maruz kalıyor, ancak bu siyasetçilerin bir çoğu soruşturmanın özel hayatın gizliliği ilkesine hassasiyet gösterilmemesi kaygısıyla şikayette bulunmaktan çekindiklerini izah ettim. Kendisinin de şikayetimi doğru bir tavır olduğunu, endişelerimi anladığını, konunun titizlikle araştırılması için üzerine düşeni yapacağını bildirmiştir. Ancak bu yaptığımın sonraki süreçte çok büyük bir hata olduğunu adeta güdülmek istenen kuzu gibi kendimi teslim ettiğimi sonucuna vardım." dedi.
“Sonrasında ben tutuklandım”
Savunmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri de bu sözler oldu. Özcan, sanıklar hakkında yaptığı şikayetin ardından sürecin kendi aleyhine geliştiğini belirterek,
“Sanıklar hakkında şikayetçi olduğum için pişmanım. Kendilerinden özür diliyorum.” dedi.
Özcan, şikayet sonrası hem hakkında soruşturma başlatıldığını hem de tutuklandığını vurgulayarak, uyarılara rağmen attığı bu adımın kendisine zarar verdiğini ifade etti.
“Yargısız infaz yapıldı”
Özcan, dosya bilgilerinin basına sızdırıldığını ve kamuoyunda yargısız infaz yapıldığını belirtti:
“Savunmam alınmadan televizyonlarda yargılandım ve mahkum edildim.”
“Suçsuzum, beraatimi istiyorum”
Savunmasının sonunda Özcan şu ifadeleri kullandı: “Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Suçsuzum. Beraatimi talep ediyorum. Olay nedeni ile şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum”
Duruşma ertelendi
Mahkeme, dosyanın esasına ilişkin mütalaa için duruşmayı 5 Haziran 2026 tarihine erteledi.
