TERÖRSÜZ TÜRKİYE!
- Telegram
Bazı meseleler vardır; günlük siyasetin, parti tartışmalarının ve ideolojik ayrışmaların üzerinde durur.
Bence “Terörsüz Türkiye” meselesi tam da böyle bir meseledir.
Çünkü terörün kazananı olmadı.
Kaybeden hep Türkiye oldu.
Yıllarca şehitler verdik.
Anneler ağladı, babalar sustu.
Çocuklar babasız büyüdü.
Ocaklara ateş düştü.
Sadece canlarımızı kaybetmedik; yıllarımızı, kaynaklarımızı, enerjimizi de kaybettik.
Devletimiz büyük bir mücadele verdi. Güvenlik güçlerimiz ağır bedeller ödedi. Milletimiz bütün acılara rağmen devletinin ve vatanının yanında durdu.
Bugün geldiğimiz noktada artık kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:
Türkiye daha ne kadar enerjisini geçmişin sorunlarına harcayacak?
Dünya değişiyor.
Yapay zekâdan savunma sanayiine, uzay teknolojilerinden enerjiye kadar yeni bir dünya kuruluyor. Ülkeler geleceğin ekonomisi ve teknolojisi için yarışıyor.
Bizim de artık enerjimizi geleceğe yöneltmemiz gerekiyor.
İşte bu nedenle Terörsüz Türkiye hedefini önemsiyorum.
Çünkü mesele sadece silahların susması değildir.
Mesele, Türkiye'nin yeniden nefes almasıdır.
Bir yatırımcının güvenle yatırım yapabilmesi…
Bir esnafın dükkânını huzur içinde açması…
Bir gencin başka ülkelerde gelecek aramak yerine kendi memleketinde hayal kurabilmesi…
Bir fabrikanın bacasının tütmesi…
Bir üniversitede gençlerin korkmadan bilim üretmesi…
Ve bir annenin evladını geleceğe uğurlarken yüreğinin biraz daha huzurlu olmasıdır.
Fakat bunun için sadece terörün sona ermesi yetmez.
Kalıcı huzurun temeli; güçlü devlet, hukuk, adalet, güven ve kardeşliktir.
Birbirimize yeniden güvenmeyi öğrenmeliyiz.
Türk'üyle, Kürt'üyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle…
Farklılıklarımız olabilir.
Ama kaderimiz ortak.
Vatanımız ortak.
Bayrağımız ortak.
Geleceğimiz ortak.
Bu ülkenin insanlarını birbirinden uzaklaştıran değil, birbirine yaklaştıran bir dile ihtiyacımız var.
Çünkü Türkiye'nin artık kaybedecek zamanı yok.
Geçmişimizi unutmayacağız.
Şehitlerimizi unutmayacağız.
Onların aziz hatırasını daima yaşatacağız.
Ama geçmişte yaşadığımız acıların çocuklarımızın geleceğini belirlemesine de izin vermemeliyiz.
Belki de bugün yapabileceğimiz en büyük vatan hizmetlerinden biri budur:
Geçmişin acılarını unutmadan geleceğin huzurunu inşa etmek.
Ben Terörsüz Türkiye'ye bu gözle bakıyorum.
Bir siyasi parti meselesi olarak değil.
Bir seçim hesabı olarak hiç değil.
Bir Türkiye meselesi olarak.
Çünkü terörsüz bir Türkiye'de kazanan bir parti olmayacak.
Kazanan Türkiye olacak.
Kazanan anneler olacak.
Kazanan çocuklarımız olacak.
Kazanan geleceğimiz olacak.
Güçlü Türkiye yalnızca güçlü ordusuyla değil, güçlü ekonomisiyle, güçlü demokrasisiyle, güçlü hukukuyla ve en önemlisi güçlü kardeşliğiyle yükselecek.
Artık birbirimize güvenmenin…
Artık geçmişin yükünü geleceğin omuzlarına bırakmamanın…
Artık Türkiye'nin enerjisini kendi içinde tüketmek yerine dünyayla yarışmanın zamanı.
Çocuklarımıza bizden kalan korkuları değil, bizim kurduğumuz huzuru miras bırakalım.
Unutmayalım ki,
Bir ülkenin gerçek gücü, sadece düşmanlarını yenmesiyle değil;
kendi insanına güven, kendi çocuklarına umut, kendi geleceğine inanç verebilmesiyle ölçülür.
Ve Türkiye'nin artık en çok ihtiyacı olan şey belki de tam olarak budur:
Birbirimize yeniden güvenmek ve hep birlikte geleceğe yürümek.
