VAH Kİ NE VAH BOLU'NUN HALİNE!
- Telegram
Eskiler, "Bir çarkın tek dişi eksik olursa bütün düzen aksar." derdi.
Bugün Bolu'ya bakınca, bu sözün yalnızca bir mecaz olmadığını görmek mümkün.
Çünkü şehir yönetiminde ciddi bir boşluk hissi var.
İktidar partisinin merkez ilçe başkanı yok...
İttifak ortağının milletvekili yok...
Muhalefet partisinin il başkanı yok...
Yeni kurulan partinin parası yok...
Küçük partileri ve küçük ortaklarını saymıyorum bile...
Hatta ve hatta...
Bolu Belediyesi'nin başkanı görevinin başında değil...(Cezaevinde)
İl Özel İdaresi'nin genel sekreteri görevinin başında değil...(Cezaevinde)
İnsan ister istemez soruyor:
Bu şehirde tam olan ne var?
Üstelik bunlar sıradan siyasi eksiklikler ya da geçici aksaklıklar değil.
Doğrudan şehrin yönetimini, karar alma mekanizmalarını ve geleceğini ilgilendiren boşluklardan söz ediyoruz.
Milyarlarca liralık yatırımların, yüz binlerce insanın hayatını etkileyen hizmetlerin ve kamu düzeninin merkezindeki makamlardan bahsediyoruz.
Bolu, Türkiye'nin küçük illerinden biri olsada sorunları her geçen gün daha da büyüyor.
Büyük firmalar konkordato sırası bekliyor.
Sanayici yatırım bekliyor.
Esnaf hareketlilik bekliyor.
Çiftçi destek bekliyor.
Gençler iş bekliyor.
Vatandaş hizmet bekliyor.
Fakat şehirde ortak bir irade üretilemediği için herkes birilerini bekliyor.
Atama beklensin...
Seçim beklensin...
Tamayül gelsin...
Genel merkez karar versin...
Ankara'dan haber gelsin...
Bir şehrin kaderi, sürekli belirsizlik üzerine kurulamaz.
Belirsizlik uzadıkça yönetim zayıflar, yönetim zayıfladıkça sorunlar kanıksanır.
Asıl tehlike de tam burada başlıyor.
Vekâletlerle yürüyen işler...
Geçici görevlendirmeler...
Sürekli ertelenen kararlar...
Ve "Nasıl olsa biri gelir." rahatlığı...
Oysa Bolu'nun kaybedecek ne zamanı var ne de enerjisi.
Bu şehir, siyasi hesapların, koltuk kavgalarının ve bürokratik ağır işleyişin bedelini ödemek zorunda değil.
Vatandaşın beklentisi çok açık; kavga değil çözüm, mazeret değil icraat, belirsizlik değil yönetim.
Çünkü boş kalan her makamın bir bedeli var.
O bedeli de siyasetçiler değil, sabah dükkânını açan esnaf, tarlasına giden çiftçi, iş arayan genç, çocuğunu okula gönderen aile ödüyor.
Bolu'nun bugün en büyük sorunu muhalefet ya da iktidar meselesi değildir.
En büyük sorunu, karar alacak iradenin zayıflaması, sorumluluk alacak insanların azalması ve herkesin topu bir başkasına atmasıdır.
Artık herkesin şunu anlaması gerekiyor:
Bir şehir bekleyerek büyümez.
Bekleyerek kalkınmaz.
Bekleyerek yönetilemez.
Yönetilmeyen şehirler, zamanla sadece hizmetten değil, umutlarından da mahrum kalır.
Teşvikleri,yatırımları komşuları alır...
Bizden söylemesi....
