BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ !
- Telegram
900 milyar lira.
Bir daha okuyun: 900.000.000.000 TL.
Göz ucuyla bakınca insan saymayı bırakıyor; sıfırlar birbirine karışıyor. O yüzden gelin o sıfırları bir kenara bırakıp hayata çevirelim. Bu devasa rakamla gerçekte ne yapılabilirdi?
- 176 Bin Konut: Ortalama konut fiyatını 5,1 milyon lira kabul ederseniz, tam 176 bin aileye sıcak bir yuva. Konut birimini 3 milyon liraya çekerseniz, 300 bin daire! Bir kentin nüfusu kadar insanın “Kirayı nasıl ödeyeceğim?” kaygısından kurtulması demek.
- 5 Bin Okul: 24 derslikli bir okulun maliyeti kabaca 180 milyon lira. Bölerseniz tam 5 bin okul çıkar. Laboratuvarı, kütüphanesi, bahçesi ve geleceğiyle binlerce çocuk…
- 18 Bin Kilometre Yol: Kilometre maliyetini 50 milyon lira varsaysanız, Türkiye’nin bir ucundan öbür ucuna defalarca yol döşersiniz.
- 38 Milyon Emekli Aylığı: En düşük emekli aylığı olan 23 bin 552 liradan hesapladığınızda, 5 milyon emekliye yaklaşık 8 ay boyunca rahat bir nefes aldıracak devasa bir kaynak.
Kıyaslama ister misiniz? 900 milyar lira, merkezi yönetim bütçesinin %4,8’i; eğitime ayrılan kaynağın üçte biri, faiz faturasının ise tam üçte biri demek!
Soruşturma, Fonlar ve Piyasa
Burada durup çok önemli bir çizgiyi doğru çekmek gerekiyor.
Bu 900 milyar lira, SPK kararıyla tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun büyüklüğünü ifade ediyor. Arka planda 455 bin 758 yatırımcı, tutuklamalar, konulan tedbirler ve incelenen para hareketleri var.
Borsadaki sert satışlarla şirketlerin piyasa değerinde yaşanan 51 milyar dolarlık (yaklaşık 2,5 trilyon lira) erimeyi de doğru okumak şart: Piyasa değerinin düşmesi kasadan doğrudan nakit çıktığı anlamına gelmez. Manşeti büyütmek için rakamları birbirine katmaya gerek yok; zira çıplak gerçek zaten yeterince büyük.
Asıl Mesele Paradan Öte: Güven
Bu işin merkezinde 455 bin 758 insan var. Birinin emeklilik hayali, birinin çocuğunun geleceği, birinin düğün parası, bir diğerinin ise dişinden tırnağından artırdığı tüm birikimi…
İnsan parasını nereye emanet eder? Devletin denetlediği, hukukun işlediği sisteme.
Dolayısıyla bu dosya, sadece “birilerinin para kaybettiği” sıradan bir finans hikâyesi değildir. Bu bir güven meselesidir. Sermaye piyasasına, denetime ve devlete olan güvenin sınavıdır.
Suç varsa ispatlanacak; suçlu cezalandırılacak, suçsuz aklanacak. Ancak şu soruların yanıtı netleşmeden “Devlet gereğini yapıyor” demek yetmez:
- Bu para nasıl bu kadar büyüdü?
- Denetim mekanizmaları neredeydi?
- Kim neyi, ne zaman biliyordu ve müdahale etti?
- Bu sistem neden zamanında durdurulamadı?
Soruşturma ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gitmelidir. Yatırımcıdan şirket yöneticisine, bürokrattan siyasi bağlantısı olduğu iddia edilen isimlere kadar kimse makamından veya çevresinden dolayı dokunulmaz olmamalıdır.
Çünkü bugün 900 milyarın hesabı sorulursa, sadece heba olan kaynaklar değil, sistemin harcı olan güven de kurtarılır.
Hesap sorulmazsa kaybolan sadece para olmaz. Güven kaybolur… Ve ne yazık ki güvenin sıfırı yoktur; kaybettiniz mi yeniden yazamazsınız.
