Biri 'boykot mu' dedi ?
- Telegram
Siyasetin gürültüsü zaman zaman sokaklara kadar uzanır.Ama halk her çağrıya kulak vermez.
CHP’nin yaptığı ticari boykot çağrısı da tam olarak böyle sessizce geçiştirildi.
Ne raflar boş kaldı ne sokaklar durdu. Çünkü halkın gündemiyle siyasetin dili örtüşmedi.
Bir gün alışveriş yapmamak; sosyal medyada güçlü bir duruş gibi görünebilir.
Ama bu ülkede milyonlarca insanın hayatı bir güne, bir alışverişe, bir ekmeğe bakar.
Bu şartlar altında alışverişi kesmek değil, sürdürebilmek bir direniş haline gelir.
Hele ki Bolu gibi orta sınıfın, küçük esnafın, yerli üreticinin omuzlarında duran bir şehirde…
Bu çağrının ne hedefi netti ne yöntemi tutarlıydı.
Kimin boykot edilmesi gerektiği belli değildi ama zararın kimden çıkacağı belliydi: Küçük Esnaf.
Siyasetin uzağında kalmaya çalışan, sabah dükkân açıp akşam evine rızık götüren insanlar.
Bolu’nun her sokağında, caddesinde; sabah erkenden tezgâh açan, siftah yapmadan kapatmamak için çabalayan binlerce insan var.
Bu insanların yükünü daha da ağırlaştıran her söylem, doğrudan toplumsal vicdana çarpar.
İşte tam burada toplumun sessizce yaptığı bir tercih var:
Gölge etmeyen, yük olmayan, çözüm sunan bir irade.
Kriz anlarında yalnız bırakmayan, destek mekanizmalarını devreye sokan, düzeni bozmadan yürüyen bir akıl.
İsmini anmadan, bayrak göstermeden ama vatandaşın derdine dokunarak yoluna devam eden bir yapı…
Artık halk sadece söze değil, davranışa bakıyor.
Kim üretmeye devam ediyor ?
Kim hizmeti aksatmıyor?
Kim sorun çözmeye, yük paylaşmaya niyetli?
Bu yüzden sokak aslında suskun değil.
Sadece bağırmıyor artık.
Sağduyuyla değerlendiriyor.
Ve duyabilene mesajı çok net:
Hayatla kavga eden değil, hayatı kolaylaştıran kazandırır.
Sloganla değil, çözümle gelen yol alır.
Bu süreçte bizler; siyasete alet edilmeye çalışılan değil, sabırla ayakta duran esnafın yanındayız.
Günü kurtarmaya değil, şehri ayakta tutmaya çalışanların safındayız.